Ana içeriğe atla

aşkar günlüğü-6/kuşetli yolculuk


Daha önce bir tren yolculuğu gerçekleştirmiştik Aşkar ekibi olarak. Sivas'tan İstanbul'a kompartmanda şiir okuyup, muhabbet ederek gerçekleştirdiğimiz harika bir yolculuktu. Şu kompartmanın keyfini hiç bişey vermiyor.
Bu seferde Ankara'ya Mavi Tren'le gittik. Ben Aziz Mahmut, Hüseyin Karacalar, İdris Ekinci ve Melih Erdoğan çok eğlenceli bir gece yolculuğu yaptık. Dört kişi birlikte şiir yazarak, müzik dinleyerek, edebiyat ve türlü meseleler konuşarak başladı yolculuğumuz.

Ankara'ya varır varmaz ilk işimiz Hacı Bayram-ı Velî makamına çıkmak oldu. Çevremizdeki sıkıntılı hava caminin görünmesiyle değişti. Ankara'daki ilk nefesimizi burada aldık. Buz gibi bir havada aldığımız abdestle ısıttık içimizi. Sonra nefesimizi tutup Kızılay'a...
İhtiyar'a uğradık. İkinci nefes burada Osman Özbahçe ile... İbrahim Abi de pek bir sıcak adam doğrusu...
Sevgili dostumuz İlhan Kayhan da katıldı bize.

İsmet Özel Konferansı sonrası çok sıcak bir sohbet bizi bekliyormuş meğer. Hayriye Ünal ve Osman Özbahçe üçüncü nefesi almamızı sağladılar. Osman Abi ile ben ilk kez yüz yüze sohbet ettim. Çok kibar, tam bir beyefendi. Edebiyat dünyasında böyle insanlar ne kadar azaldı.
Hayriye Ünal... Çok samimi, hareketli, şirin bir ablamız. kızsa da ablamız bizim o. :) Bu sohbet ayrı bir güzeldi. Sanki sırf bu sohbet için gelmişiz gibiydi. Edepten bahsederken noktaladık bu sıcak sohbeti.


Günü İhtiyar'da sonlandırdık. Fatih Kutan ile karşılaştık, çok da güzel oldu. Hayriye Ünal ve Osman Özbahçe ile açtığımız bahsi Fatih'le nihayete erdirdik. İhtiyar'ın o sıcak ortamındaki muhabbet son nefesimiz oldu. Fatih'le aynı edebi hassasiyeti paylaşıyor olduğumuzu bir kez daha fark ettik. Dediğim gibi böyle samimi, edep sahibi insanlar edebiyat ortamında fazla yok. Sağolsun bizimle metroya kadar geldi.
Ha unutmadan Hüseyin Su'ya uğradık. O muhabbetli insanın sıcak çayı, sohbeti hala aklımızda.

Not:

1. TCDD'nin o kondüktörü ne kadar güler yüzlü bir adamdı.
2. Ulusoy'un Sivas seferindeki hizmet çok iyiydi. Güler yüzlü o muavin gibi olmalı tüm otobüs muavinleri
3. Yine kitaplarla, dergilerle döndük Sivas'a. Elimiz kolumuz kitap...
                                                                     

Bu blogdaki popüler yayınlar

“BEN SENİ SONRA ARARIM” VE “PASLI ÇİÇEK” ÜZERİNE SÖYLEŞİ

İdris Ekinci sordu, Özgür Ballı ve İrfan Dağ cevapladı.
Ben Özgür Ballı’nın şiirlerinde hep bir içtekileri dökme, açığa vurma görüyorum. Bunu hep cins bir dil kullanarak yapıyorsun, burayı biraz anlayabiliyoruz. Tekrar geri toplamaya çalışsan, bize hangi yolu tercih edeceğini anlatabilir misin?
Sanırım bildiğim tek yol bu. Yani aslında dökerken toplamak gibi, farkına varmak gibi sevgili Hocam. Kabullenmek gibi, biraz daha acıtarak yazarken, okurken biraz daha iyileşerek belki. Tekrar geri toplamaya çalışsam ne kadar başarılı olabilirim, bir kere dökülen şey, nasıl toplanırsa toplansın, değişmiş, bozulmuştur belki biraz değil mi? Tekrar geri toplamaya çalışmıyorum, dökülen dökülsün, kalanlar bana yeter, yetiyor. Hayat böyle bir şey değil mi zaten, hayat bunların toplamı değil mi? Bak burada da bir iç döküş yaşanıyor belki şimdi, şu anda yani. Geri toplamaya gerek var mı sence?
Bence her şey olduğu yerde kalsın. Biraz içe dönük hayatına değinmek istiyorum. Senin açından içinde bulunduğun ha…

Aşkar Dergisi 41. Sayı Bülteni

Aşkar Dergisi’nin Ocak – Şubat – Mart 2017 tarihli 41. sayısı çıktı. 10. yılının ilk sayısını çıkaran Aşkar, kapağında Karacaoğlan’ın şu mısraları ile okurunu karşılıyor.
“Karacoğlan der ki ismim överler, / Ağu oldu yediğimiz şekerler, / Güzel sever deyi isnad ederler, / Benim haktan özge sevdiğim mi var?”
Osman Özbahçe, Özgür Ballı, Aziz Mahmut Öncel, İrfan Dağ, Eray Sarıçam, Hikmet Çamcı, Merve Parlak, Ali Yılmaz, Eyüp Aktuğ, Yasin Fişne, Yunus Kadıoğlu, Yunus Emre Altuntaş, Burak Çelik, Mehmet Biter, Mustafa Ay, Çağrı Subaşı, Örsan Gürkan Aplak, Seyit Köse, Şafak Tarhan, Yavuz Ertürk bu sayının şairleri.
Öykü bölümünde ise Akif Hasan Kaya, Ayşegül Genç, İsmail Demirel, Metin Çalı öyküleri ile yer alıyor.
Hüseyin Karacalar, İsmail Demirel ile ilk kitabı “Maçı Kaybettik” üzerine konuştu.
Bu sayının Mesuliyet Meselesi bölümünde ise İdris Ekinci, Ferhat Nabi Güller ve Merve Demirkıranın yazıları yer aldı.İdris Ekinci'nin ; "İtikatta İsmet Özel Amelde Müptezel" başlıklı yazısı,…

Ah’lar Ağacından Bir Yaprak Daha:
Ah! Didem Madak

1970 doğumlu. Lise eğitimini İzmir’de tamamladı. Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdi. Ruhunu ütüsüz ve buruşuk gezdirmeyi sevdiğinden hiçbir zaman yeterince “düzgün insan” olamadı. Tezgahtarlık, sekreterlik, anketörlük gibi işlerde çalıştı. İlk şiirleri Sombahar ve Ludingirra dergilerinde yayınlandı. Grapon Kağıtları isimli ilk kitabı İnkılap Kitabevi Şiir Ödülü’nü aldı.
Yukardaki satırlarla tanıtılıyor Didem Madak , 2002 yılında yayımlanmış Ah’lar Ağacı kitabının girişinde. Ruhunu ütüsüz ve buruşuk gezdirmeyi sevdiği doğrudur ama hiçbir zaman yeterince düzgün bir insan olamadığı konusunda kendisiyle hemfikir değilim.
24 temmuz’dan bu yana bu satırları yazabilmek için bu yazının başına defalarca oturdum. Grapon Kağıtları, Pulbiber Mahallesi kitaplarını da okudum ama Ah’lar Ağacı kitabı bir başka. Ah’lar Ağacı şiiri bambaşka.
24 temmuz 2011 tarihinde kolon kanserinden öldü Madak. 41 yaşındaydı.
Şimdi onun için bir güzelleme yazmak niyetim vardı, ama sonra gördüm ki, gü…