Ana içeriğe atla

AŞKAR 19

İSMET ÖZEL AŞKAR’DA
Aşkar dergisi 19. Sayısıyla yine çok iyi bir iş çıkarmış.
Tam dört yıldır yayın hayatını sürdüren Aşkar Dergisi 18. sayısında harika bir sıçrama ile okur karşısına çıkmıştı. Üzerine konuşuldu, yazıldı, çizildi. Ama şimdi şiir, mülakat ve yazılarıyla öyle bir sayı geldi ki birçok kimsenin alıp okumak isteyeceğini şimdiden söyleyebilirim.
Derginin yeni tasarımında göz dolduran bu ikinci kapağa İsmet Özel taşınmış. Hemen saçlarının hizasındaki mısra dikkat çekiyor: “Doğacaktır sana va’dettiği günler hakkın” bu mısraların fısıldadığı anlamı İsmet Özel mülakatıyla tamamlıyor. Yine çarpıcı şeyler söylemiş İsmet Özel; İstiklal Marşı Derneği’nden ülkenin ahvaline, dilden şiire kadar… İşte İsmet Özel’in sözlerinden iki tanesini sizlerle burada paylaşalım: “Latif harfleriyle Türkçe’nin sınırı Of Not Being A Jew’den geçer.”
“Sivas Kongresi bir İslam Enternasyonaliydi zamanında.”
Aşkar Dergisi’nin en önemli yanlarından bir tanesi çıktığı andan beri gelişen şiir kanadı. 18. sayısında Cevdet Karal, Hakan Şarkdemir ve Ali Ayçil gibi isimleri ağırlayan Aşkar, 19. sayısında modern şiirimizin ve Türk düşüncesinin dev bir ismini misafir ediyor: İsmet Özel.
Sonal Manyas Eya Hatim başlıklı şiiriyle Aşkar sayfalarında gördüğümüz İsmet Özel’in bize bir sürpriz yaptığını söyleyebiliriz. Kimine göre bir merkez dergisi olmayan ama attığı her adımla merkezileşen Aşkar Dergisi’nde açıkçası İsmet Özel’i görmek bizi hem sevindirdi hem şaşırttı. İsmet Özel’in Aşkar’a önem veriyor olması dikkate değer. Bu Aşkar’ı daha bir dikkatle izlememiz gerektiğinin bir işareti olsa gerek.
Birbirlerini diri tutan bir ekip
Dergide ki diğer şairler ise şöyle: İdris Ekinci, Hüseyin Karacalar, Aziz Mahmut Öncel, İrfan Dağ, Mustafa Melih Erdoğan, Özgür Ballı, İlhan Kayhan, Leyla Karaca, Ali Karan, Süleyman Unutmaz. Dergideki şiirlerin elek üstü şiirler olması Aşkar için hiç de yabancı olduğumuz bir durum değil. Ayrıca yayın kurulu ağırlıklı olarak şairlerden oluştuğundan şiir hususunda birbirlerini diri tutan bir ekip olduklarını tahmin etmek güç olmasa gerek. Aşkar’ın bu hızı şiir üzerine yazılacak poetik metinlere ve dosya konularına da yansıyacaktır.
18. sayıda okuduğumuz harika öykülerin ardından 19. Sayıda da Aşkar öyküde yoluna aynen devam ediyor. Kendilerini Aşkar’dan keşfettiğimiz Akif Hasan Kaya ve Mustafa Çiftçi’den başka Selin Karacan, İsmail Isparta ve Hikmet Çamcı Aşkar’ın bu sayısında yerlerini almışlar.
İsmet Özel’de medeniyet düşüncesini ele alan Reşit Güngör Kalkan’da Aşkar dergisinde artık ismine alıştığımız bir yazar. Musab Kırca “Sonluluk ve Sorumluluk Bağlamında Anksiyete” başlıklı yazısıyla, Mustafa Esen “Kısık Ateşte Pişmek” başlıklı yazısıyla çay demlenen bir diriliş nesline özlemi dile getiriyor.
Aşkar dergisinin çalışkan ve dikkatli kalemlerinden olan Mehmet Raşit “İhsan İlkin”in peşine düşüp bu kişiyi deşifre etmiş. İdris Ekinci “Eleştirinin Halleri” başlıklı yazısıyla öznel ve nesnel iki yaklaşımın dozunu belirlemeye çalışıyor.
Ayrıca dergide iki Turgut Uyar yazısı var. Bu yazılar Özgür Ballı’nın mektubu ile İlhan Kayhan’ın “Türkiye’min Arz-ı Hali” başlıklı yazısı.
Baştan sona dolu dolu olan Aşkar Dergisi’ni zevkle okuyacağınızdan eminiz. Derginin fiyatı da boyutuna nazaran gayet makul: 5TL. Abonelik bedeli ise 30 TL. Öğrencilere de bir güzellik yapılmış abonelik hususunda. Öğrenciler dergiye 20 TL’ye abone olabiliyorlar. İletişim ve abonelik için idrisekinci58@gmail.com, huseyinkaracalar@gmail.com adresleri sizlere yeterli olacaktır. Ayrıca satış yerleri ve dergi hakkında bazı bilgiler için www.askardergisi.blogspot.com adresi ziyaret edilebilir.
Lokman Günay

Bu blogdaki popüler yayınlar

“BEN SENİ SONRA ARARIM” VE “PASLI ÇİÇEK” ÜZERİNE SÖYLEŞİ

İdris Ekinci sordu, Özgür Ballı ve İrfan Dağ cevapladı.
Ben Özgür Ballı’nın şiirlerinde hep bir içtekileri dökme, açığa vurma görüyorum. Bunu hep cins bir dil kullanarak yapıyorsun, burayı biraz anlayabiliyoruz. Tekrar geri toplamaya çalışsan, bize hangi yolu tercih edeceğini anlatabilir misin?
Sanırım bildiğim tek yol bu. Yani aslında dökerken toplamak gibi, farkına varmak gibi sevgili Hocam. Kabullenmek gibi, biraz daha acıtarak yazarken, okurken biraz daha iyileşerek belki. Tekrar geri toplamaya çalışsam ne kadar başarılı olabilirim, bir kere dökülen şey, nasıl toplanırsa toplansın, değişmiş, bozulmuştur belki biraz değil mi? Tekrar geri toplamaya çalışmıyorum, dökülen dökülsün, kalanlar bana yeter, yetiyor. Hayat böyle bir şey değil mi zaten, hayat bunların toplamı değil mi? Bak burada da bir iç döküş yaşanıyor belki şimdi, şu anda yani. Geri toplamaya gerek var mı sence?
Bence her şey olduğu yerde kalsın. Biraz içe dönük hayatına değinmek istiyorum. Senin açından içinde bulunduğun ha…

Aşkar Dergisi 41. Sayı Bülteni

Aşkar Dergisi’nin Ocak – Şubat – Mart 2017 tarihli 41. sayısı çıktı. 10. yılının ilk sayısını çıkaran Aşkar, kapağında Karacaoğlan’ın şu mısraları ile okurunu karşılıyor.
“Karacoğlan der ki ismim överler, / Ağu oldu yediğimiz şekerler, / Güzel sever deyi isnad ederler, / Benim haktan özge sevdiğim mi var?”
Osman Özbahçe, Özgür Ballı, Aziz Mahmut Öncel, İrfan Dağ, Eray Sarıçam, Hikmet Çamcı, Merve Parlak, Ali Yılmaz, Eyüp Aktuğ, Yasin Fişne, Yunus Kadıoğlu, Yunus Emre Altuntaş, Burak Çelik, Mehmet Biter, Mustafa Ay, Çağrı Subaşı, Örsan Gürkan Aplak, Seyit Köse, Şafak Tarhan, Yavuz Ertürk bu sayının şairleri.
Öykü bölümünde ise Akif Hasan Kaya, Ayşegül Genç, İsmail Demirel, Metin Çalı öyküleri ile yer alıyor.
Hüseyin Karacalar, İsmail Demirel ile ilk kitabı “Maçı Kaybettik” üzerine konuştu.
Bu sayının Mesuliyet Meselesi bölümünde ise İdris Ekinci, Ferhat Nabi Güller ve Merve Demirkıranın yazıları yer aldı.İdris Ekinci'nin ; "İtikatta İsmet Özel Amelde Müptezel" başlıklı yazısı,…

Ah’lar Ağacından Bir Yaprak Daha:
Ah! Didem Madak

1970 doğumlu. Lise eğitimini İzmir’de tamamladı. Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdi. Ruhunu ütüsüz ve buruşuk gezdirmeyi sevdiğinden hiçbir zaman yeterince “düzgün insan” olamadı. Tezgahtarlık, sekreterlik, anketörlük gibi işlerde çalıştı. İlk şiirleri Sombahar ve Ludingirra dergilerinde yayınlandı. Grapon Kağıtları isimli ilk kitabı İnkılap Kitabevi Şiir Ödülü’nü aldı.
Yukardaki satırlarla tanıtılıyor Didem Madak , 2002 yılında yayımlanmış Ah’lar Ağacı kitabının girişinde. Ruhunu ütüsüz ve buruşuk gezdirmeyi sevdiği doğrudur ama hiçbir zaman yeterince düzgün bir insan olamadığı konusunda kendisiyle hemfikir değilim.
24 temmuz’dan bu yana bu satırları yazabilmek için bu yazının başına defalarca oturdum. Grapon Kağıtları, Pulbiber Mahallesi kitaplarını da okudum ama Ah’lar Ağacı kitabı bir başka. Ah’lar Ağacı şiiri bambaşka.
24 temmuz 2011 tarihinde kolon kanserinden öldü Madak. 41 yaşındaydı.
Şimdi onun için bir güzelleme yazmak niyetim vardı, ama sonra gördüm ki, gü…