Ana içeriğe atla

Uyku Kuşu


 
Cihad Şahinoğlu

Uyku Kuşu, İdris Ekinci'nin ilk şiir kitabı. On yedi şiirin yer aldığı kitabı okuduğumda ilk kitap niteliği taşımadığını gördüm. Ertelenmiş bir bütünlüktü... Şiir ile kuvvetli bir bağ kurma çabası öne çıkıyor tabii... Fakat dikkatlice seçilmiş kelimeler, kimi yerde yalnız kalıyor, kontrol altındaki ritm duygusu akışkanlığı engelliyor...

İlk kitap; yazarın/şairin uzak-yakın adımladığı noktaları görmek açısından önem taşır benim için. Düşe kalka cesarete gösterilen alanlar... Şairin de yazılanda kendini gözlemlediğni fark edince, bir okur olarak uzakta kaldım. Edebiyat dünyasında yer eden argümanların sıklıkla kullanılıyor olması, beni bir ders kitabının sayfaları arasında bıraktı...  Duyguların paylaşılır olması ya da inşa edilen dünyaya dahil olabilmek söz konusu olduğunda zaman insan bir kitapta kendini kaybeder.

Şiirden beklediğim atıflar yumağından kurtularak şairin yalnız kaldığını görebilmek. İlişkilendirme yapılarak gidilecek noktaların varlığı, bundan haberdar olmak elbette ortak bir zemin oluşturur. Zamanımızda daha fazlasına ihtiyaç var. Öyle bir sessizlik naktasına gelindiğini düşnüyüorum ki, edebiyat, özellikle şiir, internette ya da kaybolunmuş bir coğrafyada bulunan nesnenin şaşkınlığını seslendirecek. O ses önemli olacak.

Kaldıysa, Babama şiir olsun babam da şiir olsun, Dengemi tutacak bir toprak, Ütopya, Uyku Kuşu, Unutmak için, İçinden kız geçen şiir, Siyah, Santra, Neyi Kaybettiğini Hatırla, Sakınma Defteri, Olumsuz at, Kaşılaşma, İhtimal tanısı, Düğün, Eksik kehanetler albümü, Allah bize yeter. İsmet özel, Dostoyevski, Raskolnikof, Peyami Safa, Herman Hess, Büyük Saat, Osman abi, Şarkdemir, Serkan, Galile Denizi, İlhan Berk,

"İlk kez Dostoyevski'yi okumaya giriştiğim gece yaşamımımın en önemli olayıydı. İlk aşkımdan bile daha önemli bir olay... Bu benim insan ruhuna ilk göz atışımdı. Ya da Dostoyevski bana ruhunu açan bir adamdı desem daha mı doğru olar acaba? Gereğinden uzun bir süre ateş hattında yaşamış bir adam gibiydim"... Henry Miller'ın bir romanında gecen cümleler bunlar. Edebiyatın olmazsa olmazı iyi kötü nasıl olursa olsun yazarın ruhunu açabiliyor olması... 

Kaynak: Hece Dergisi 168 . Sayı

Bu blogdaki popüler yayınlar

AŞKAR 39 İÇİNDEKİLER

ŞİİR

MUŞ BİZİM NEYİMİZ OLUR Özgür Ballı
İMSAKTA LOKMA HESABI Hikmet Çamcı
BURUCİYE MEDRESESİ RAHLEDE BİRİKEN TOZ Erdal Çakır
ALLAH VEKİL, TÜRKİYE VATAN İrfan Dağ
EK KIRK Aziz Mahmut Öncel
ZEMHERİ Çağrı Subaşı
SEVGİ::ODAK Muhammed Sarı
CENNETE GİDEN YOL Yağız Gönüler
"SON GÜLÜMSEME BİR ÖMRÜN ÖZETİ OLDUĞUNDAN" Cihad Özsöz
KUNDURALARIYLA ZIPLAYAN ADAM Şafak Tarhan
KENAR Yasin Fişne
İFTİTAH Eyüp Aktuğ
BEN Kİ Eray Sarıçam
ŞİİRİ SEV, TÜRKİYE'Yİ KORU Ali Yılmaz
ROMA YALNIZ SURLARIYLA YÜKSELİRKEN Merve Parlak
15 TEMMUZ Yunus Emre Altuntaş
SÖZÜN SONBAHARI İdris Ekinci

HİKAYE

YALAZA Mukadder Gemici
KADERİN DÖNGÜSÜ Erol Yıldırım
KUTSANMIŞ Metin Çalı
MİSKET’İN SÜEDA’SI Hafsa Esen

SÖYLEŞİ

İÇİMİZDEN SÖYLEŞTİK I
Şair Şafak Tarhan
İÇİMİZDEN SÖYLEŞTİK II
Cihat Özsöz

TAARRUZNAME

KALANLAR Aziz Mahmut Öncel
BENCE Özgür Ballı
ŞİİRİN YERİNİ BULMAK Sırrı Can Kara
MESÛLİYET MESELESİ
KÖLELİĞİN AZARLANIŞI veya GÖSTERİŞSİZ GÖSTERİ İdris Ekinci
NE İÇİN GELDİK, NEREYE GİDİYORUZ? Merve Yüksel

MÜZEYYEN ÇELİK’LE ÖYKÜ ÜZERİNE

MÜZEYYEN ÇELİK’LE ÖYKÜ ÜZERİNE SÖYLEŞİ: Hatice Ebrar Akbulut
Hayatımda güzel olan ne varsa öykü de orada. Ben uzunca bir süredir her şeye öykü olarak bakıyorum.”
Sizi öykü yazmaya yönelten şey neydi? Beni öykü yazmaya yönelten şey öncelikle şiir yazamıyor olmaktı; bunun dışında tesadüfen yazdığım şey öykü oldu ve ben öyküye öyle başladım. Yani artık öykü yazmalıyım şeklinde planlı bir durum değildi. Şiiri içimde hissetsem de onu yazamadım ama öyküyü yazabildim. Sanırım olay bu. Hikâye anlatmayı çok seviyormuşum meğer. Hatta ben hikâyeler anlatmak için yaratılmışım. Öğrencilerim de derslerimin hikâye kısımlarından çok keyif aldıklarını söylüyorlar. Ayrıca öykü şiirden daha sağlam bir liman.
Hangi öykü yazarları ve hangi öykü kitapları sizi etkiledi? Sabahattin Ali tüm öyküleriyle beni etkiledi. Refik Halit Karay- Memleket Hikâyeleri, Mustafa Kutlu Beyhude Ömrüm, Abdullah Harmancı-Muhteris, Orhan Duru-Bırakılmış Biri, İzzet Yasar- Camdan Mezbahalar, Necati Tosuner, Cemal Şakar, Mehmet Kahram…

ÖYKÜ EDİTÖRÜMÜZ AKİF HASAN KAYA İLE

ÖYKÜ EDİTÖRÜMÜZ AKİF HASAN KAYA İLE KONUŞTURAN: Aşkar Dergisi
Yazarın yakın zamanda çıkan Uzun ve Lacivert Günler isimli öykü kitabı ve öykücülük serüveni üzerine samimi bir söyleşi gerçekleştirdik.
"Aslında bütün derdim ele aldığım meseleyi hakkıyla anlatabilmek. Bunun için uğraşırken dediğiniz gibi bir çeşitlilik ortaya çıkıyor. Öykünün öncelikle bir imkân olduğunu düşünüyorum. Hem de yabana atılmaması gereken önemli bir imkân."

301 ve Sınır isimli öyküleriniz bir acıyı omuzlamakta, gelip geçmeyen ortak gerçekliğimiz ölüm ve vicdan kavramlarına dokunmakta. Bütün bu sınırların arasında "insan" sizin öykülerinizde neye tekabül ediyor? İnsanı öykülerimde özellikle bir şeye tekabül ettirmek gibi özel bir gayretim yok açıkçası. Ama bahsettiğiniz duyarlılıklar yükselince böyle bir algı elbette oluşuyordur. Bu ve benzeri öykülerime çağının tanığı olmak zaviyesinden bakılabilir. Basit, sıradan ve maalesef çok etkisiz bir çaba. Böyle olduğu halde yazmaya devam ediyorum çünkü e…