Ana içeriğe atla

Karagöz Dergisi 13. Defa "Of Hayy Hak!" Diyor.

İRFAN DAĞ

Karagöz dergisi, 13. defa “Of hay Hak!” diye çıkıyor karşımıza. Sağlam bir kadroyla yoluna devam ediyor. Kadro denmeli çünkü, Karagöz dergisi taşları yerine oturmuş sistemli bir işleyişin ve türk şiiri için gösterilen ortak bir duyarlılığın adresi olarak gösterilebilir. Daha önce çeşitli dosyalarla karşımıza çıkan Karagöz, bu kez “Şiir ve Devlet” çalışması ile bizi selamlıyor.
13. sayı, Hakan Şarkdemir'in deneyselinin hemen arkasında İsmet Özel’in iki şiiriyle başlıyor. Genç şairlerin, şiir severlerin hasretle beklediği İsmet Özel şiirlerini, İsmet Özel’in Karagöz’e iltifat etmesi, aslında Karagöz cübbesi altında bu iltifata erişmemiz manasına geliyor. İsmet Özel, Of Not Being Jew kitabında duyurduğu “Arap Komiserin Oğlu” şiirini yine son dönemde yaptığı gibi uzun soluklu bir şiir olarak okuyucunun alnına dayıyor. İsmet Özel'in dergide yer alan diğer bir şiiri ise “Boş Kovan”. Osman Özbahçe “Kötü Bir Ünüm Var Benim” şiiriyle, sayının şiir zenginliğini artıranlardan.  Sırasıyla, Bülent Keçeli, Emre Öztürk, Yunus Emre Altuntaş, Vural Kaya, Aziz Mahmut Öncel, Oğuz Karakaş, Abdullah Faruk Gönüllü, İrfan Dağ, Abdulkadir Akdemir, Atakan Yavuz, Cem Kurtuluş, Evren Kuçlu bu sayının şairleri. Sayının şairleri demişken, İdris Ekinci’nin şu cümlesi düşüyor haneme: “Hep hayal etmiştim, üstad İsmet Özel ile birlikte herhangi bir matbu eserde şiirimin yayınlandığını.”
“Şiir ve Devlet” dosyası, Hakan Şarkdemir’in “Cumhuriyet’in Kontenjanından Şair” yazısıyla başlıyor.  Bu yazıda, sanatın ve edebiyatın mevcut şebekelerce kullanılıp, devletin meselelerini halka ulaştıran oluşumun varlığına dikkatimizi çekiyor.  Sanat ve edebiyatla hemhal olan düşünürler, devletin kadrolu taş hamalları haline getirilmeye çalışılmıştır. Ancak, bazı şairler ve fikir adamları bu teklife sırtlarını dönmüş, bu yüzden sürgüne, iltica etmeye zorlanmışlardır. Necip Tosun, “Devlet ve Kültür Politikaları” yazısında, Şarkdemir’in tespitlerinin sağlamasını yapıyor. Kadrolaşan sanat ve edebiyat neferlerinin, mevcut bürokrasinin uygulama alanlarında nasıl rol üstlendiğini ifade ediyor. Açılan halkevlerini,  halkevleri üzerinden “siyasi şiir” için oluşumlar içinde olunduğunu... Buradaki tarafgirliği, o günlerden cemaatleşen fikir yaklaşımlarını göz önüne seriyor. Osman Özbahçe “Kopuş ve Devam Fikri: Türkiye’nin Uyanışı” adlı yazısında, Türk şiirinin Osmanlı yıkıldıktan günümüze kadar atlattığı badireleri; Türk şiirinin zorlamalardan, kalıba sokulmalardan, değişime teşebbüslerden sağlam bir şekilde çıkabildiğini anlatıyor. Özbahçe’nin sonuç kısmında kurduğu şu cümleler, meselenin hassasiyetini ve sağlıklı bir Türk şiirinin nasıl kaim olduğunu ifade etmektedir: “Türkiye’de  Türk şairi sistem dışıdır. Bu itibarla Türk şiiri sistemin işleyemediği bir alandır. Devletin ve milletin haysiyeti, bekası için yapılacak iş budur.” “Devlet Dili Millet Diline Karşı” yazısında D. Mehmet Doğan, halkın dilinin devlet karşısında bulunduğu tehlikeye dikkat çekmektedir.  Devlet dili, millet dili sürekli bir çekişme ve uyuşamama içindedir. Bu, millet dilinin özgürlük çerçevesinde bulduğu/bulabildiği özgürlükten ötürüdür. Özgür olan millet, diline zincir takılmasına müsaade etmemekte buna direnmektedir. Devlet, ideolojik bir dilin oluşumu için çabalarken, millet bu zorlamaya karşı bariyerler inşa etmekte ve yereli itip kakan sözlükleri de yakmaktadır.
Muhavere kısmında altı sorudan oluşan soruşturma mevcut. Sorular, Şiir ve Devlet meselesi üzerinde vücut buluyor.  Soruşturmanın muhatapları Ali Ayçil, Hüseyin Akın, Ahmet Murat, Abdullah Harmancı ve Ercan Yıldırım. Soruşturma, devlet ve şiir bahsinde ışkınlanmaya müsait dalları işaret ediyor; yapılan değerlendirmeler konunun pek çok katmanını ortaya koyan nitelikte.
Evren Kuçlu, “CHP Şiir Armağanı” yazısında, hükümetin fikirlerini ödüllendirerek angaje etmeye çalıştığını yazıyor. Burada, önceden seçilmiş ısmarlama jüriler,  bir ay öncesinden kazandığı açıklanan sanatçı ve şairler var. Şu ayrıntıyı paylaşmadan geçersek, yazının mahremiyetine halel getiririz. Mevzu Atilla İlhan ve gençken kazandığı ödül. Şiir dalında verilen ödüle, Atilla İlhan “Cebbar Oğlu Muhammed” ikinciliği kazanıyor. Jüri, milletvekili olan şairlerden oluşuyor. Atilla İlhan, bu ödülü çok sonradan pişmanlıkla şu şekilde aktarır:”CHP armağanında ikincilik ödülünü alan, bu yüzden de bütün bir ozan kuşağını bana düşman eden şiir.” Sene 1946’dır.
“Hayat mı Şiir mi?” yazısında İdris Ekinci, Mehmet Akif’in fikrine ve şairliğine hülasa getiriyor. Yalnızca, şiirine değil iç dünyasına, şiirinin inşasına, mütevaziliğine de değiniyor. Ekinci’ye göre Akif, derdi olan, bunun için sürekli konuşan, bir şeyler anlatan, meselesi olan bir şairdir. Bu da, onu farklılığına farklı bir anlam olarak eklemekte ve zenginleştirmektedir.  Aziz Mahmut Öncel “Necip Fazıl ve Modern Şiir Bağlamı” yazısında Türk şiirinin köklerindeki değişimin serüvenini yazmaktadır. Türk şiirinin şekil ve arter bulmasındaki arayışlarını ifadeye getirmektedir. Öncel, Necip Fazıl şiirini ifade ederken, buradaki içselliği göz önüne sermeye çalışmaktadır. Öncel’e göre “Necip Fazıl şiiri, metafizik gerilimin, dönemin şiirine göre hat safhaya ulaştığı yegane şiirdir.” Yavuz Altınışık, “Nazım Hikmet’in Siyaseti”, Bülent Keçeli, “Şiir Devletin Değil Şairlerin Dağarcığındadır”, Münir Tireli “Cumhuriyet’in Müzikal Tasarımları”, Serkan Işın “ Sözlükteki Şiir Tanımı” yazılarıyla dosyaya katkı sağlayan yazarlar.
Abdullah Harmancı, “ Öykücülüğünün 40. Yılında Mustafa Kutlu’nun 20. Öykü Kitabı” yazısında Mustafa Kutlu’ya dair doyurucu portre yazısı yazıyor. Kutlu’yu anlamak ve itibarı hakkında fikir sahibi olabilmek için yol gösterecek, yoldan çıkarmayacak bir yazı. Yavuz Altınışık, “Hayat Var” adlı Türk filminin kritiğini yapıyor. Emel Altay,” Aki Kaurismaki ve Finlandiya Üçlemesi Üzerine” yazısıyla Karagöz dergisi için ikinci film kritiğini kaleme alıyor.
Aslı Togay, Temaşa kısmında “Natürmort” öyküsüyle çıkıyor karşımıza.  Rafet Arslan, “Bir Bilimkurgu Yazarının Teolog Olarak Portresi” yazısıyla  Ara Fasıl kısmında gövde bulan yazıyı kaleme alıyor.  Bülent Keçeli, 12. sayıda yer bulmayan/bulamayan/yetişmeyen yazısını 13. Sayıda okura sunuyor.
Kıraathane bölümünde, Murat  Üstübal yakın zamanda Ebabil Yayınları'ndan çıkmış olan Bülent Keçeli’nin “Hastalık Şiirleri”ni, Vural Kaya ise İdris Ekinci’nin “Uyku Kuşu” kitabını değerlendiriyor. Karagöz dergisi, şiir olarak sesi tok çıkan dergilerden. Bu tokluk, misafirperverliğe dönüşüyor ve sofra komşulara da sunuluyor. Sonuçları, sağlam şiirler, sağlam şiirlerin oluşturduğu sağlam kitaplar. Elleri dert, kalpleri nasır görmesin bu güzel insanların. Of hay Hak!

Bu blogdaki popüler yayınlar

Aşkar Dergisi 41. Sayı Bülteni

Aşkar Dergisi’nin Ocak – Şubat – Mart 2017 tarihli 41. sayısı çıktı. 10. yılının ilk sayısını çıkaran Aşkar, kapağında Karacaoğlan’ın şu mısraları ile okurunu karşılıyor.
“Karacoğlan der ki ismim överler, / Ağu oldu yediğimiz şekerler, / Güzel sever deyi isnad ederler, / Benim haktan özge sevdiğim mi var?”
Osman Özbahçe, Özgür Ballı, Aziz Mahmut Öncel, İrfan Dağ, Eray Sarıçam, Hikmet Çamcı, Merve Parlak, Ali Yılmaz, Eyüp Aktuğ, Yasin Fişne, Yunus Kadıoğlu, Yunus Emre Altuntaş, Burak Çelik, Mehmet Biter, Mustafa Ay, Çağrı Subaşı, Örsan Gürkan Aplak, Seyit Köse, Şafak Tarhan, Yavuz Ertürk bu sayının şairleri.
Öykü bölümünde ise Akif Hasan Kaya, Ayşegül Genç, İsmail Demirel, Metin Çalı öyküleri ile yer alıyor.
Hüseyin Karacalar, İsmail Demirel ile ilk kitabı “Maçı Kaybettik” üzerine konuştu.
Bu sayının Mesuliyet Meselesi bölümünde ise İdris Ekinci, Ferhat Nabi Güller ve Merve Demirkıranın yazıları yer aldı.İdris Ekinci'nin ; "İtikatta İsmet Özel Amelde Müptezel" başlıklı yazısı,…

Ah’lar Ağacından Bir Yaprak Daha:
Ah! Didem Madak

1970 doğumlu. Lise eğitimini İzmir’de tamamladı. Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdi. Ruhunu ütüsüz ve buruşuk gezdirmeyi sevdiğinden hiçbir zaman yeterince “düzgün insan” olamadı. Tezgahtarlık, sekreterlik, anketörlük gibi işlerde çalıştı. İlk şiirleri Sombahar ve Ludingirra dergilerinde yayınlandı. Grapon Kağıtları isimli ilk kitabı İnkılap Kitabevi Şiir Ödülü’nü aldı.
Yukardaki satırlarla tanıtılıyor Didem Madak , 2002 yılında yayımlanmış Ah’lar Ağacı kitabının girişinde. Ruhunu ütüsüz ve buruşuk gezdirmeyi sevdiği doğrudur ama hiçbir zaman yeterince düzgün bir insan olamadığı konusunda kendisiyle hemfikir değilim.
24 temmuz’dan bu yana bu satırları yazabilmek için bu yazının başına defalarca oturdum. Grapon Kağıtları, Pulbiber Mahallesi kitaplarını da okudum ama Ah’lar Ağacı kitabı bir başka. Ah’lar Ağacı şiiri bambaşka.
24 temmuz 2011 tarihinde kolon kanserinden öldü Madak. 41 yaşındaydı.
Şimdi onun için bir güzelleme yazmak niyetim vardı, ama sonra gördüm ki, gü…

AŞKAR 40 İÇİNDEKİLER

ŞİİR SÖZÜN KALDIĞI YER/İdris Ekinci KIRKIN ŞİİRİ/Aziz Mahmut Öncel BELKİ DERDİMİZE ÇARE BİR ÇİÇEK/İrfan Dağ YAŞ OTUZ ŞİİRİ/Dursun Göksu TEKÂSÜR/Mustafa Melih Erdoğan KESİK DİL/Yavuz Ertürk GÖZENEKLİ HAKİKAT/Yunus Emre Altuntaş KIRIK YAZ/Eyüp Aktuğ TAHAMMÜL/Ali Yılmaz DİRİM/Eray Sarıçam PROSPEKTÜS/Çağrı Subaşı RAY TEMİZLEYİCİSİ/Hikmet Çamcı BARBARLARIN BULUŞMASI/Yasin Fişne ASIL SANA ÇARPIM TABLOSU /Burak Coşkun YALANCI/H. Samet Koparan YA DA NE BİLEYİM/Samed Polat BENDEKİ ESMERLİK GÜL HASTALIĞI KARASINDAN/Merve Parlak 40 AŞKAR/Özgür Ballı
ÖYKÜ ISKA/Elif Genç YAPRAĞIN DÜŞTÜĞÜ DAL/İsmail Demirel SİZ ÜNLÜSÜNÜZ HABERİNİZ YOK MU?/Mustafa Alpay HIRSIZ/Hatice Aydın
SÖYLEŞİ Nergihan Yeşilyurt ile "Otamatların Marşı" hakkında/Özgür Ballı
TAARRUZNAME TWITTER TEKKESİNDEN İRŞAD OLUNUR MU? ŞİİR BUNA NE DER?/ Mustafa Melih Erdoğan KALANLAR/Aziz Mahmut Öncel ORADA MERHAMET VARMIŞ/Atakan Yavuz DÜŞERKEN ÖĞRENDİĞİMİZ YASALAR/Yunus Emre Altuntaş
MESÛLİYET MESELESİ İSMET ÖZEL'İ ANLAYAMASAK MI?/…